xVFh3. TÜKETİCİ MAHKEMESİNE NASIL BAŞVURULUR? Giriş 20 Mart 2013 Çarşamba, 080344 Tüketicilerin aldıkları mal ve hizmetlerle ilgili şikayetinde artık tüketici mahkemeleri ve tüketici hakem heyetleri, en kritik rolü oynuyor. Her gün bu mahkemeler tarafından alınan kararlar milyonlarca tüketicinin haklarını yeniden düzenliyor. Peki buralara nasıl başvurulur? Tüketici Mahkemeleri Ankara, İstanbul, İzmir Adana, Antalya, Bursa, Samsun, Konya, Mersin ve Kayseri illerinde kuruldu. Bu iller dışındaki il ve ilçelerde başvurular Tüketici Mahkemesi sıfatı ile Asliye Hukuk Mahkemesi’ne yapılmalı.
Tüketici Mahkemesi Başvurusu Merhabalar, yetkili teknik serviste bir notebook um var teslim tarihinde garantili iken şu anda garanti süresi doldu. Aralık 18 de teslim ettim ve henüz teslim almadım. bir çok konuda alaşmazlık yaşıyoruz. benim olduğunu bildiğim arızalara yok dendi ,bildirdiğim 5 kalem arızadan biri için kullanıcı hatası çıkarıldı, içindeki tuş kırıldığından tamamı garanti kapsamına çıktı dendi en sonunda. Ürün fatura bedeli TL olduğundan Tüketici Mahkemesine gitmem söylendi Tüketici Sorunları Hakem Heyetine telefon ettiğimde. Benim öğrenmek istediğim tüketici olarak bu mahkemeye başvurduğumda prosedür ne şekilde işliyor? Harç yatırmam gerekiyor mu? Avukat tutulması gerekiyor mu? Gerekiyorsa Devlet avukatlık ücretini karşılıyor mu? Masrafları nelerdir? Bilgili arkadaşlar konu hakkında beni aydınlatabilirlerse mutlu olurum. İlginize şimdiden teşekkürler. Hukuki NET Güncel Haber 16-02-2010 132628 Nedir? Cevap Tüketici Mahkemesi Başvurusu Kardeş mahkemeye git derim ben. Mahkemede benim öğrendiğim bir kaç husus var sana izah etmeye çalışayım - Tüketici mahkemesinde kaybedersen masraflar adalet bakanlığı tarafından karşılanıyor. Sadece avukat tutmuşsan veya karşı taraf tutmuşsa ve kaybetmişsen kaybeden taraf avukat ücretlerini sanırım baronun belirlediği asgari ücret tarifesinden benim 2009 da idi avukat ücreti 250 tl. Çünkü icra dosyamda avukatlık ücreti 250 tl yazıyor + faizi ama 2010 tarifesiyle 500 olmuş öder. - Tüketici mahkemeleri genellikle diğer davalar gibi yıllar sürmez ama bulunduğun ilin dava yoğunluğuna göre değişmekle birlikte 6 ile 10 ayı gözden çıkar. Benimki 9 ay sürdü. Devam edecekti de neyseki firma hatasını kabul eden bir dilekçe yolladı da nihai karar çıktı - Avukatlık ücretini devlet falan karşılamaz. Soruna yanıt olarak, ama eğer fakirlik belgesi gibi bir belgeyle gerekli yere başvurduğunda ancak o zaman devlet sana avukat tayin edebilyor. Aksi halde devlet sana avukat vermez. Sen avukat tutacaksan bence durumunu incelet bir avukata kazanırız derse ok de vekaletini ver avukata. Kazanırsan senin avukat paranı da karşı taraf 5 kuruş ödemeden paranı faizyle almış olursun Ama sana tavsiye Eğer avukat tutacaksan ve kazanacağınızı söylüyorsa Avukata kazandığınız takdirde vekalet ücretini karşı tarafdan alacağını bu sebepten de kendinden başka bir ücret talep etmeyeceğine dair bir ücret sözleşmesi yapmanı tavsiye kaybederse de senden para almayacağına dair. Çünkü kazanacağınızı söylüyor madem. Tüketici olarak alacağımız 2 lira paranın 1 lirasını da böyle avukat vs masraflarla alınması hoş olmuyor ne de olsa -Harç kısmı ise ilk davayı açarken taraflara tebliğ edilecek tebligat için pul parası alırlar en son 4,5 tl idi taraf başına. Yani bi taraf sen diğeri taraf bir kişi bir firma ise 9 tl ödersin o kadar.ama olaya avukatla girersen genelde böyle harç dosya vs ücretlerini avukatlar karşılar ve davayı kazandıkları zaman faziyile geri alırlar Zaten sen ödersen sen alırsın faziyle . Ama makbuzlarını saklamayı unutma tabi. Durum böyle kardeş Konu atakan23 tarafından 16-02-2010 Saat 204106 de değiştirilmiştir. Cevap Tüketici Mahkemesi Başvurusu atakan23 rumuzlu üyeden alıntı Kardeş mahkemeye git derim ben. Mahkemede benim öğrendiğim bir kaç husus var sana izah etmeye çalışayım - Tüketici mahkemesinde kaybedersen masraflar adalet bakanlığı tarafından karşılanıyor. Sadece avukat tutmuşsan veya karşı taraf tutmuşsa ve kaybetmişsen kaybeden taraf avukat ücretlerini sanırım baronun belirlediği asgari ücret tarifesinden benim 2009 da idi avukat ücreti 250 tl. Çünkü icra dosyamda avukatlık ücreti 250 tl yazıyor + faizi ama 2010 tarifesiyle 500 olmuş öder. - Tüketici mahkemeleri genellikle diğer davalar gibi yıllar sürmez ama bulunduğun ilin dava yoğunluğuna göre değişmekle birlikte 6 ile 10 ayı gözden çıkar. Benimki 9 ay sürdü. Devam edecekti de neyseki firma hatasını kabul eden bir dilekçe yolladı da nihai karar çıktı - Avukatlık ücretini devlet falan karşılamaz. Soruna yanıt olarak, ama eğer fakirlik belgesi gibi bir belgeyle gerekli yere başvurduğunda ancak o zaman devlet sana avukat tayin edebilyor. Aksi halde devlet sana avukat vermez. Sen avukat tutacaksan bence durumunu incelet bir avukata kazanırız derse ok de vekaletini ver avukata. Kazanırsan senin avukat paranı da karşı taraf 5 kuruş ödemeden paranı faizyle almış olursun Ama sana tavsiye Eğer avukat tutacaksan ve kazanacağınızı söylüyorsa Avukata kazandığınız takdirde vekalet ücretini karşı tarafdan alacağını bu sebepten de kendinden başka bir ücret talep etmeyeceğine dair bir ücret sözleşmesi yapmanı tavsiye kaybederse de senden para almayacağına dair. Çünkü kazanacağınızı söylüyor madem. Tüketici olarak alacağımız 2 lira paranın 1 lirasını da böyle avukat vs masraflarla alınması hoş olmuyor ne de olsa -Harç kısmı ise ilk davayı açarken taraflara tebliğ edilecek tebligat için pul parası alırlar en son 4,5 tl idi taraf başına. Yani bi taraf sen diğeri taraf bir kişi bir firma ise 9 tl ödersin o kadar.ama olaya avukatla girersen genelde böyle harç dosya vs ücretlerini avukatlar karşılar ve davayı kazandıkları zaman faziyile geri alırlar Zaten sen ödersen sen alırsın faziyle . Ama makbuzlarını saklamayı unutma tabi. Durum böyle kardeş Şu yazdıklarıız çok çok aydınlatıcı oldu benim için. Gerçekten çok teşekkür ederim. Birisi bana bilir kişi ücretinide sen ödersin dedi ama sanırım sanayi ve ticaret bakanlığı karşılıyor o ücretide. Bu teknik servisi ben 4 kere aradım 2 aya yakın süredir 4 ünde de farklı şeyler söylendi sonuç olarak benim onlarca kere var olduğuna şait olduğum arızalara yok denildi tuşun iç kısmı kırıldığı için en son tümü garanti kapsamı dışıdır diye email yollandı. ilk 3 aramada derdimiz arızaların tespit edilememesi ve tekrar bakılması kullanıcı hatası çıkarılan sorun içinde itiraz durumu ya da yaptırılmasa bile 15 euro + kdv işçilik bedelini reddetmemdi şimdi tamamı garanti kapsamı dışında diyorlar. telefon görüşmelerimde söylenenleri kanıtlayamam. elimde bir iki email var onlarda hep kırık tuş üzerine çünkü diğer 4 arıza ile ilgili sorularıma emailden hiç bir zaman yanıt vermediler. Cevap Tüketici Mahkemesi Başvurusu Arızanla ilgili durumu tam bilemem ama e mail yerine elinde servis fişi olsa daha iyi olur. eğer e maildekide servis fişiyse sanırım o da geçerli olur. Biliyorsun eğer 1 sene içinde 4 den fazla arıza yaparsa iade hakkın doğuyor para iadesi dahil. Ya da aynı arızayı 3 den fazla yaparsa falan garanti şartlarını oku ona göre yoluna devam et kardeş. Bu bilirkişi ücretinide sanayi tic bakanlığının karşılayacağını pek sanmıyorm ama emin değilim tabi. Sana öyle dedilerse belki öyledir. Benim tahminimce kazanırsan karşı tarafa yüklerler. Ama kaybedersen sen ödeyebilirsin gibi geliyor. Umarım istediğin sonucu alırsın. Malesef ki stresli ve sabır isteyen ağır işleyen bir adli süreçle karşıkarşıyayız. Allah hepimize kolaylık versin. Bu arada gelişmelerden ve sonuçlardan buradan haberdar et bizi Not En başta anlattığından yola çıakrak şunu da söyleyim. GARANTİ SÜRESİ BİTMEDEN SERVİSE VERİLEN ÜRÜNLERİN SERVİSTE KALDIĞI SÜRECE GARANTİ SÜRECİ DONDURULUR YANİ GARANTİ SÜRESİ BİTİMİNE 18 GÜN KALA SERVİSE VERMİŞ OLSAN 20 GÜN SERVİSTE KALSA. TAMİR EDİLİP YA DA EDİLMEYİP GERİ ALSAN ÜRÜNÜ, ALDIKTAN SONRA 18 GÜN DAHA HALA GARANTİ GÜNÜN OLUR. BEN BÖYLE BİLİYORUM VE DOĞRU BİLDİĞİMİ DÜŞÜNYORUM Konu atakan23 tarafından 16-02-2010 Saat 235017 de değiştirilmiştir. Cevap Tüketici Mahkemesi Başvurusu Teşekkürler tekrar mahkemeden önce Tüketici Hakem Heyetine başvurmaya karar verdim. Bunun sebebi haklılığımı görüp öyle dava açmak istemem. Bir avukata danıştım masrafları sordum. Bilir kişi ücreti 100-150 lira dedi başvururken 40-50 lira dedi kaybedersen karşı taraf ve kendi avukatının masrafı dedi , icra sürecine girerse 150 -200 lira icra masrafı dedi ve gözüm korktu. Elimdekilerle taleplerim tüketici hakem heyetinde haklı görülürse firmaya bunu iletirim birşey yapmıyorlarsa dava açarım gibi düşünüyorum. Danıştığım avukat bilişim konusundan pek anlamadığından birşey söylemedi. Tüketici HAkem Heyetine telefon ettim 5 kalem arıza bildirmişim birinden teklif veriyorlar teklife cevap vermediniz deyip diğer 4 ününde onarımını iptal ediyorlar buna hakları var mı dedim net bir cevap alamadım. İzleyelim görelim süreci bugün başvurumu yapıcam. Elimde ne varsa Tüketici hakem heyetine dilekçe ekleri olarak sunmayı düşünüyorum. email , telefon görüşme detayları vs. Bu arada Tüketici Hakem heyeti 7 liralık posta pulu masrafı alıyor , bilir kişi ücretlerini sanayi ve ticaret bakanlığı karşılıyor. Konu merterol tarafından 19-02-2010 Saat 114836 de değiştirilmiştir. Bu sayfada bulunan kavramlar tüketici mahkemesi, tüketici hakları mahkemesi, tuketici haklari mahkemesi, tuketici mahkemeleri, tüketici mahkemesi nerede, ankara tüketici mahkemesi nerede, tuketici mahkemesini kaybedersem masraf oder miyim, tüketici mahkemesini kaybedersem, http tuketıcı mahkemesı, tüketici hakları mahkemesi sonuçları, tuketici haklar mahkemesi, tüketici hakları mahkemesi nerede, tuketici mahkemeleri nasil calisir, tüketici mahkemesi sonuçları, tuketici haklari mahkemesi kartal, adalet bakanlığı tüketici mahkemesi dilekçe örneği, kartal tuketici mahkemesi, tüketici mahkemesi başvuru, tüketici mahkemesi başvuru ücreti, bakirkoy adliyesi tuketici mahkemesi dilekce ornegi, pronet, tüketici mahkemesi harç var mı, bakirkoy tuketici mahkemesi kalemi tel, tuketici mahkemesi yanit geldi Forum Benzer Konular Yanıt 2 Son İleti 12-10-2020, 175552 Yanıt 0 Son İleti 02-08-2018, 203752 Tüketici mahkemesi mi , ticaret mahkemesi mi? İyi günler değerli forum yöneticileri ve sakinleri..1 yıl önce 888 TL ye bir cep telefonu satın aldım..2 yıl da garantisi mevcut idi..Arızalandı ve... Yazan elegance35 Forum Tüketici Hakları Yanıt 4 Son İleti 12-05-2014, 083939 Tüketici mahkemesi başvurusu merhabalar, daha önce de buna benzer konum vardı. kısaca.. yeni aldığımız evle ilgili sorunlarımız giderilmedi. daire ayıplı çıktı. gerek yapı... Yazan byrose Forum Tüketici Hakları Yanıt 3 Son İleti 19-12-2012, 192118 Yanıt 0 Son İleti 08-12-2009, 145946 Yetkileriniz
Prof. Dr. Hakan Pekcanıtez / Galatasaray Ü. Hukuk Fak. Öğretim Üyesi Hukuk Muhakemeleri Kanununun tüketici hukuku bakımından getirdiği iki önemli yenilik bulunmaktadır. Bunlardan ilki topluluk davası, ikincisi ise, tüketici mahkemelerinde uygulanan basit yargılama usulüne ilişkin değişikliklerdir. Biz aşağıda bu iki konuyu ele alacağız. I. TOPLULUK DAVASI Hukuk Muhakemeleri Kanununda tüketici hukukunu ilgilendiren ilk değişiklik, dava türleri içinde “topluluk davası”na yer verilmiş olmasıdır. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunumuzda böyle bir dava türü düzenlenmiş değildi. Gerçi maddi hukukta ve bazı özel kanunlarda topluluk davası açılmasına ilişkin hükümler düzenlenmiş ise de, genel olarak usul kanununda hüküm bulunmamaktaydı. Tüketici hukuku açısından Hukuk Muhakemeleri Kanununda yapılan ve 1 Ekim 2011 den itibaren yürürlüğe giren önemli bir yenilik 113. maddede düzenlenen topluluk davası ile getirilmiştir. Hukuk Muhakemeleri Kanununun 113. maddesine göre, “Dernekler ve diğer tüzel kişiler, statüleri çerçevesinde, üyelerinin veya mensuplarının yahut temsil ettikleri kesimin menfaatlerini korumak için, kendi adlarına, ilgililerin haklarının tespiti veya hukuka aykırı durumun giderilmesi yahut ilgililerin gelecekteki haklarının ihlal edilmesinin önüne geçilmesi için dava açabilir.” Günümüzde birçok kişiyi ilgilendiren ortak menfaatler söz konusudur. Tüketici, çevre, rekabet gibi alanlar buna örnek olarak gösterilebilir. Ortak menfaatler zedelendiğinde, menfaate sahip herkesin ayrı ayrı dava açması, gereksiz davaların açılmasına neden olmaktadır. Bu aynı zamanda daha fazla dava açılarak mahkemelerin meşgul edilmesine neden olmaktadır. Yine ayrı ayrı açılan davalar gereksiz masraf yapılmasına da neden olacaktır. Bu düşüncelerle topluluk davası genel olarak düzenlenmiştir. Hukukumuzda topluluk davasının açılabilmesi Hukuk Muhakemeleri Kanunundaki düzenlemeden önce de kabul edilmekteydi. Ancak bu düzenlemeler özel alanlara ilişkin iken, Hukuk Muhakemeleri Kanununda topluluk davaları hakkında genel bir düzenleme yapılmıştır. 1 Maddenin gerekçesinde de belirtildiği gibi, “topluluk davası yoluyla, toplumsal yararın korunması ile dar ve teknik anlamda hukuki yarar kavramında bir açılım yaratılması amaçlanmaktadır.” Topluluk davasına doktrinde grup davası ya da sınıf davası da denilmektedir. 2 Topluluk davası ile 1. İlgililerin haklarının tespiti, 2. Hukuka aykırı durumun giderilmesi 3. İlgililerin gelecekteki haklarının ihlal edilmesinin önüne geçilmesi için dava açabilir. Bunun için davayı açacak olan tüzel kişi, statüsü çerçevesinde üyelerinin veya mensuplarının yahut temsil ettikleri kesimin menfaatlerini korumayı talep edecektir. Topluluk davaları tüketici örgütlerince açılabileceği gibi, haksız rekabet hukukunda, sendikalar hukukunda ve çevre hukukunda görülmektedir. Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 23. maddesinin 4. fıkrasına göre; “Bakanlık ve tüketici örgütleri münferit tüketici sorunu olmayan ve genel olarak tüketicileri ilgilendiren hallerde, bu Kanunun ihlali nedeniyle kanuna aykırı durumun ortadan kaldırılması amacıyla tüketici mahkemelerinde dava açabilirler.” Aynı maddenin birinci fıkrasına göre “Satışa sunulan bir seri malın ayıplı olması durumunda Bakanlık, tüketiciler veya tüketici örgütleri, ayıplı seri malın üretiminin ve satışının durdurulması ve satış amacıyla elinde bulunduranlardan toplanması için dava açabilir.” Bu hükümde görüldüğü gibi * Kanuna aykırı durumun kaldırılması ve * Ayıplı malın üretiminin durdurulması ve satışı amacıyla elinde bulunduranlardan toplanması amacıyla dava açılabilmektedir. Bu yönü ile Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunda açılabilecek topluluk davası, Hukuk Muhakemeleri Kanununa göre daha dardır. Bu nedenle bundan sonra tüketici örgütleri bugüne kadar açtıkları davalar yanında, ilgililerin haklarının tespiti ile gelecekteki haklarının ihlal edilmesinin önüne geçilmesi için dava açabileceklerdir. Böylelikle topluluk davası, tüketici örgütlerinin ilgililerin haklarının tespitine ilişkin dava açılmasını da sağlamıştır. Tazminat istemini içeren topluluk davası açılabilmesi Hukuk Muhakemeleri Kanununda düzenlenmemiştir. Bunun sebebi, bu tür davalarda tazminatın miktarının tespiti ve daha sonra toplulukta ilgililer arasında paylaştırılmasının oldukça güç olmasıdır. Topluluk içinde yer alan her bir ilgilinin zararının ayrı ayrı tespiti ve ispatı oldukça güç ve uzun bir süreci gerektirmektedir. Bunun için topluluk davası açacak olan örgütün ilgililere önce ulaşması ardından onların zararı ile ilgili delil ve bilgi toplaması ardından tümü için toplam bir tazminatı talep etmesi gerekecektir. Adeta her bir ilgilinin topluluk davası içinde bir dava arkadaşı gibi kabul edilerek, zararının ayrı ayrı ispatını sağlamak, işin içinden çıkılmasını mümkün kılmayacaktır. 3 Yine tüm ilgililer adına açılan tazminat istemli davada yargılama giderlerini kimin nasıl karşılayacağı çözümü gereken ayrı bir sorundur. Bu yönleri ile bakıldığında zarar gören ilgililerin tazminat davasının kendilerinin açması daha kolay ve pratik olacaktadır. Topluluk davası bu anlamda pratik bir kolaylık yerine uygulamaya karmaşa getirecek gibi gözükmektedir. Her ne kadar bu konuda tazminatın nasıl hesaplanacağı konusunda bazı ilkeler değişik ülke uygulamalarında görülmekte ise de 4, bu konunun zaman içinde tartışılarak uygun çözümün kabul edilmesinden sonra bir düzenleme yapılması uygun olacaktır. Bu tür bir topluluk davası Avrupa hukuku için de yeni bir konudur ve sadece Fransız ve Portekiz hukukunda tüketici gruplarına cezai yargılamayla beraber zarara uğraya tüketicilerin zararın tazmin etme hakkının da tanımaktadır. Topluluk davalarında üzerinde durulması gereken hususlardan birisi de, bu davalar sonunda verilen hükmün ilgililer hakkında kesin hüküm teşkile edip etmeyeceği hususudur. Bu konuda topluluk davasının reddi ve kesinleşmesinden sonra, ilgililerin ayrı bir dava açmasına kesin hüküm engeli bulunacak mıdır? Bu soruyu kesin hükmün koşulları açısından değerlendirirsek, her şeyden önce her iki davanın tarafları aynı olmadığından, kesin hükmün bulunmadığı ileri sürülebilecektir. Anglo Amerikan hukukunda ise topluluk davası sonunda verilen hüküm ilgililerin ister lehine isterse aleyhine olsun kesin hükümden etkilenecekleri kabul edilmektedir. 5 Ancak klasik kesin hüküm anlayışı, topluluk davası sonunda verilen hükmün sadece davacı ile davalı arasında kesin hüküm oluşturduğunu kabule elverişlidir. Bununla beraber ilgililer tarafından açılan davanın başka bir nedenle reddi gerekebilir. Nitekim ürünün piyasadan toplattırılmasına ilişkin açılan topluluk davası kabul edilmiş ve ürün toplatılmış ise, artık ilgililerin ürünün toplatılması için dava açmak istemeleri halinde hukuki yararı bulunmayacaktır. Buna rağmen dava açılırsa, kesin hüküm sebebiyle olmasa da, hukuki yararın bulunmaması nedeniyle dava reddedilecektir. 6 Buna karşılık topluluk davalarında tazminat talep edilemediğinden, ayıplı maldan zarar gören kişi hiçbir engelle karşılaşmadan tazminat davası açabilecektir. Ancak bu durumda diğer dava koşullarının mevcut olması gerekir. Topluluk davası henüz sonuçlanmadan ilgililer tarafından da aynı konuda dava açılması derdestlik itirazının ileri sürülmesine de neden olmayacaktır. Zira her iki davanın tarafları aynı değildir. 7 Keza farklı örgütler tarafından birden fazla topluluk davası açılmışsa, diğer koşullar aynı olsa bile, taraflar aynı olmadığından derdestlik olmayacaktır. Bu konuda hakkın kötüye kullanılmasından ya da hukuki yararın bulunmamasından da söz edilemez. Aynı vakıalara ve aynı sebeplere dayanılarak birden fazla topluluk davası açılması halinde, bu davaların birleştirilmesi düşünülebilir. Böylelikle ortak tahkikat yapılarak bu davaların usul ekonomisine uygun biçimde görülmeleri sağlanabilir. 4077 sayılı Tüketicinin Kurulması Hakkında Kanunun uygulanması ile ilgili olarak çıkacak tüm uyuşmazlıkları çözmek üzere özel görevli tüketici mahkemeleri kurulmuştur. Uzman bir mahkemenin kurulması ile birlikte uyuşmazlıkların daha kısa sürede ve daha basit ve ucuz şekilde çözümü amaçlanmıştır. Mahkemelerin yargı çevresi Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca belirlenir. Tüketiciler, tüketici örgütleri ve Bakanlıkça açılacak davalar her türlü resim ve harçtan muaftır. Ancak bu muafiyet sadece davacı bakımındandır. Davalı dava sonunda haksız çıkar ve aleyhine karar verilirse, hem karar ve ilam harcı hem de temyiz harcı ödeyecektir. Davayı kaybeden davacı aleyhine başvurma ve karar ve ilam harcına mahkûmiyet söz konusu olmayacaktır. Buna karşılık yargılama gideri davayı kaybedene aittir. Özellikle davayı kaybeden taraf için vekâlet ücreti, önemli bir miktara ulaşabilecektir. Bunun yanında keşif, delil tespiti, ihtiyati tedbir giderleri, tebligat giderleri davayı kaybeden tarafa aittir. Ancak bilirkişi ücreti konusunda özel bir düzenleme yapılmıştır. Hukuk Muhakemeleri Kanununa göre, davacı, yargılama harçları ile her yıl Adalet bakanlığınca çıkarılacak gider avansı tarifesinde belirlenecek olan tutarı, dava açarken mahkeme veznesine yatırmak zorundadır Davacı tarafın dava açarken yatırması gereken gider avansı bakımından topluluk davasında bir istisna tanınmamıştır. Bu nedenle tüketici örgütleri de dava açarken gider avansını peşin olarak yatırmak zorundadırlar. Ancak Tüketicinin Koruması Hakkındaki Kanunun 23. maddesine göre, tüketici mahkemelerinde dava açan tüketiciler ve tüketici örgütleri ve Bakanlıkla açılacak davalar her türlü resim ve harçtan muaftır. Gider avansı tarifesine göre belirlenecek olan tutar hakkında Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun başka bir istisna da, tüketici örgütlerince açılacak davalarda bilirkişi ücretlerinin Bakanlıkça karşılanacağıdır. 8 Bu nedenle tüketici örgütleri tarafından açılacak davalarda gider avansı hesaplanırken, bilirkişi ücreti alınmayacaktır. Ancak bilirkişi ücreti konusunda getirilen istisna sadece tüketici örgütleri için kabul edilmiştir. Bu nedenle tüketiciler tarafından açılacak davalarda bilirkişi ücretinin gider avansı ile birlikte tüketici tarafından ödemesi gerekmektedir. Gider avansı dava şartı olduğundan g hâkim bu avansın yatırılmadığını tespit ederse, ön inceleme aşamasında davacıya tamamlaması için kesin bir süre verir. Bu süre içinde eksik olan tutar tamamlanırsa, davaya devam edilir, aksi takdirde davanın dava şartı eksikliği nedeniyle usulden reddi gerekecektir. II. Basit Yargılama Usulü Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile Hukuk Muhakemeleri Kanununda yer alan yargılama usullerinden, sözlü ve ser’i yargılama usulü kaldırılarak, basit yargılama usulünde önemli değişiklikler yapılmıştır. Tüketici mahkemelerinde basit yargılama usulü uygulandığından, 1 Ekim 2011 tarihinden itibaren tüketici mahkemelerinde de bu usule ilişkin yeni hükümler uygulanmaya başlayacaktır. Bu konuda zaman itibariyle uygulama açısından; önceki Kanun döneminde yapılmış ve tamamlanmış olan işlemler, yeni kanundan etkilenmeyecek, ancak yeni yapılacak tamamlanmamış işlemlere için, yeni Kanun hükümleri uygulanacaktır Yeni düzenlemeye göre basit yargılama usulüne tabi davalarda dava dilekçe ile açılacaktır. Ancak Yönetmelikte yer alacak olan tutanağın doldurulması suretiyle de dava açılabilecek ve açılmış olan davaya cevap verilebilecektir 4. Bu konuda Yönetmelik hazırlanmışsa da henüz kabul edilmemiştir. Yönetmeliğin kabulünden sonra bu uygulama başlayacaktır. Bunun özellikle tüketiciler bakımından büyük bir kolaylık sağlayacağı kanısındayım. Bu aynı zamanda basit biçimde dava açılmasını da sağlayabilecektir.9 Basit yargılama usulünde dava dilekçesine cevap süresi iki haftadır. Ancak davalının bu sure içinde cevap vermesi çok zor yahut imkansız ise, iki haftalık sure içinde başvurmak şartıyla cevap süresinin iki hafta daha uzatabilmesi mümkündür 2. Böylelikle cevap süresi hâkimin izni ile dört haftaya kadar uzatlabilmektedir. Bunun dışında cevap süresi uzatılamaz. Yani ikinci kez cevap süresinin uzatılması mümkün değildir. Sürenin uzatılmasına karar veren hâkim bu ek süreyi her iki taraf da bildirmek zorundadır. Basit yarglama usulünde yazılı yargılama usulünde olduğu gibi cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçesi yoktur. Bu nedenle iddia ve savunmanın genişletilmesi veya değiştirilmesi yasağı dilekçelerin mahkemeye sunulması ile başlar Taraflar dilekçeleri ile birlikte tüm delillerini dilekçelerine eklemek ve hangi delille hangi vakıayı ispat etmek istediklerini somut olarak göstermek zorundadırlar. Yine taraflar getirtilmesinin istedikleri delillerin nereden getirileceğini, bununla ilgili adres ve gereken diğer bilgileri dilekçelerinde belirtmek zorundadırlar Basit yargılama usulünde de davanın daha basit ve kolay sonuçlandırılabilmesi için, yazılı yargılama usulünde olduğu gibi, ön inceleme safhası öngörülmüştür Buna göre ön inceleme aşamasında öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar incelenecektir. Mahkeme, mümkün olan hâllerde tarafları duruşmaya davet etmeden dosya üzerinden karar verir. Örneğin dava görevsiz mahkemede açılmış ya da dava şartlarından birisinin eksik olduğu son derece açık ve bu eksiklik giderilemeyecek nitelikte ise duruşma yapılmadan da dava usulden reddedilebilir. Mahkemenin doğru şekilde davaya devam edebilmesi ve tahkikat aşamasına geçebilmesi için ön inceleme aşamasında tarafların hangi konularda uzlaştıkları ve uzlaşamadıklarının tespit etmesi gerekir. Bu tespitten sonra, davaya sadece tarafların uzlaşamadıkları noktalar üzerinden devam edilecektir. Uyuşmazlık konularının tespitinden sonra hâkim, tarafları sulhe teşvik eder. Tarafların sulh olup olmadıkları, sulh olmadıkları takdirde anlaşamadıkları hususların nelerden ibaret olduğu tutanağa yazılır; tutanağın altı hazır bulunan taraflarca imzalanır. Tahkikat bu tutanak esas alınmak suretiyle yürütülür. Mahkeme, tarafların dinlenmesi, delillerin incelenmesi ve tahkikat işlemlerinin yapılmasını iki duruşmada tamamlar. Duruşmalar arasındaki süre bir aydan daha uzun olamaz. İşin niteliği gereği bilirkişi incelemesinin uzaması, istinabe yoluyla tahkikat işlemlerinin yürütülmesi gibi zorunlu hâllerde, hâkim gerekçesini belirterek bir aydan sonrası için de duruşma günü belirleyebilir ve ikiden fazla duruşma yapabilir. Hemen belirtelim ki, duruşmalar arasındaki sürenin bir aydan fazla olması verilen karara bir etki yaratmaz. Basit yargılama usulüne tabi davalarda, işlemden kaldırılmasına karar verilmiş olan dosya, yenilenmesinden sonra takipsiz bırakılırsa, dava açılmamış sayılır. Tahkikatın tamamlanmasından sonra, mahkeme tarafların son beyanlarını alır ve yargılamanın sona erdiğini bildirerek kararını tefhim eder. Taraflara beyanda bulunabilmeleri için ayrıca süre verilmez Tahkikatın tamamlanmasından sonra, yazılı yargılama usulünde olduğu gibi, sözlü yargılama için ayrı bir kesit öngörülmemiştir. Tahkikat tamamlandıktan sonra hâkim tarafların beyanını alır ve yargılamanın sona erdiğini belirterek hükmünü tefhim eder 1. Kararın tefhimi, mahkemece hükme ilişkin tüm hususların gerekçesi ile birlikte açıklanması ile gerçekleşir. Ancak zorunlu hâllerde, hâkim bu durumun sebebini de tutanağa geçirmek suretiyle, sadece hüküm özetini tutanağa yazdırarak kararı tefhim edebilir. Bu durumda gerekçeli kararın en geç bir ay içinde yazılarak tebliğe çıkartılması gerekir. Şüphesiz bu tebliği tarafların talep etmesi gerekmektedir. Mahkeme hükmünün verdikten sonra kendiliğinden taraflara tebliğ etmeyecektir. Basit yargılama usulü hakkında hüküm bulunmayan hâllerde, yazılı yargılama usulüne ilişkin hükümler uygulanır *Bu metin,24-25 Kasım 2011 tarihinde gerçekleştirilen Uluslararası Tüketici Hukuku Sempozyumunun 1 . Gün 1. Oturumunda Galatasaray Ü. Hukuk Fak. Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hakan Pekcanıtez tarafından sunulmuştur. 1Örneğin, haksız rekabet hukukunda 2, sendikalar hukukunda çevre hukukunda Çevre topluluk davası açmak mümkündür. 2Pekcanıtez/Atalay/Özekes, Medenî Usûl Hukuku, Ankara 2011, 12. Bası, Özbay, İ., Grup Davaları, Ankara 2009 3Özbay, 4Ayrıntılı bilgi için bkz. Özbay, vd. 5Özbay, 6Pekcanıtez/Atalay/Özekes, 7Özbay, vd. 8 göre, “Tüketici mahkemeleri nezdinde tüketiciler, tüketici örgütleri ve Bakanlıkça açılacak davalar her türlü resim ve harçtan muaftır. Tüketici örgütlerince açılacak davalarda bilirkişi ücretleri,29 uncu maddeye göre kaydedilen ödenekten Bakanlıkça karşılanır. Davanın davalı aleyhine sonuçlanması durumunda,bilirkişi ücreti 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre davalıdan tahsil olunarak 29 uncu madde düzenlenen esaslara göre bütçeye özel gelir kaydedilir 9Pekcanıtez/Atalay/Özekes,
Bir tüketici, bankadan kullandığı taşıt kredisi için ödediği 2 bin 600 lira dosya masrafının iadesi talebiyle söz konusu makbuzla tüketici hakem heyetine başvurdu. Heyet, bankanın 2 bin 600 liranın tamamını tüketiciye ödemesine hükmetti. İlgili banka ise karara itiraz ederek, konuyu İstanbul 2. Tüketici Mahkemesine taşıdı. Yargılama sırasında yapılan incelemede, bankanın tüketiciye dosya masrafının bin 400 lirasını ödediği belirlendi. Bundan dolayı bankayı haklı bulan mahkeme, kalan bin 200 liranın banka tarafından tüketiciye ödenmesine karar verdi. Mahkeme, "dava açılmasına davalı sebep olmadığından yargılama giderlerinden sorumlu olamayacağı" gerekçesiyle yargılama giderlerinin davacı taraf olan bankadan tahsil edilmesi yönünde de hüküm verdi.'HATALI BELGE VERİLDİ'Tüketici Sorunları Derneği TÜSODER Başkan Vekili avukat Rıdvan Yıldız, mahkemenin yargılama sonunda bin 400 liranın daha önce ödendiğini gerekçe gösterip bankayı haklı bulduğunu söyledi."Tüketici mahkemesi, davanın açılmasında sorumlu bankayı tutarak emsal bir karar verdi" diyen Yıldız, normal koşullarda kaybeden tüketici olduğunda tüm giderleri de onun ödemek zorunda kaldığını vurguladı. Bu olayda ise tam tersinin yaşandığını dile getiren Yıldız, "Banka, verdiği belgelerin hatalı olması nedeniyle davanın açılmasında sorumlu tutuluyor. Mahkemenin verdiği bu emsal karar çok önemli. Öncelikle tüketicileri mahkemeye gitme ve vekalet ücreti ödeme endişesinden kurtarmış oluyor. Hem kazanan hem de vekalet ve yargılama ücretlerini ödeyen banka oldu" ifadelerini dosya masraflarının iadesi için başvuran milyonlarca vatandaşın, tüketici hakem heyetlerinden dosya masrafı kararının iadesine karşı bankaların itiraz ederek açtıkları davalar yüzünden endişe yaşadığını davayı kaybetmeleri halinde kendilerine yüklenecek yargılama ve vekalet ücreti korkusuyla başvurmaktan kaçındığına değinen Yıldız, şöyle devam etti"Davanın kaybedilmesi ya da kısmen reddi halinde vekalet ücreti ve yargılama masrafının tüketiciye yüklenmesi söz konusu olabiliyor. Bunun yanında bankaların verdikleri makbuzlara dayanarak tüketici hakem heyeti başvurularında sırf bankanın eksik bilgi vermesi veya savunma göndermemesi nedeniyle birtakım yanlış kararlar çıkabilmektedir. Bundan sonra tüketiciler, dosya masrafının iadesi için hak aramaktan korkmasın. Mevzuat gereği dava açılmasına sebebiyet veren tüketici olmadığı takdirde dava kaybedilse bile masraflar bankanın üzerine kalabiliyor. Bunun için hakem heyeti kararına itiraz ederek mahkemeye taşıyan bankaların açtığı davalara karşı tüketiciler mutlaka mahkemeye cevap dilekçesi vererek söz konusu dava masraflarının bankaya yükletilmesini talep etsin."Rıdvan Yıldız, diğer tüketici mahkemelerinin de bu kararı emsal alarak, benzer davalarda tüketicileri mağdur etmeyecek hükümler kurması gerektiğini sözlerine ekledi.
tüketici mahkemesini kaybedersem ne olur