2zixx. Günümüzde, kadın cinselliği, daha seksi olma tüyoları internette karşımıza ne kadar sık çıkarsa çıksın “vajina” kelimesi hala bir tabu olarak kalmaya devam ediyor. Tabu olarak kalmaya devam ettikçe de eksik ve kulaktan dolma hatalı bilgilerle karşı karşıya kalmamak imkansız. Bu yüzden gerçekle masalı, kurguyla kanıtlanmış bilgiyi ayırt etmek önemli. Vajina ve kadın üreme sistemi üzerine merak edilen soruları yanıtlayan Kadın Hastalıkları Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı Op. Dr. Betül Görgen, vajina hakkında bilinmesi gereken yedi gerçek hakkında önemli bilgiler verdi. Vajina kadına ait özel bölgelerden biridir “Bazen kadının genital bölgesinden tümüyle vajina diye bahsedilmektedir. Gerçekte vajina sadece genital sistemin bir parçasıdır. Bu sistemin dış kısmı “vulva” adını alır. Vulva bölgesinde dış dudaklar, iç dudaklar, klitoris, kilitoral başlık, üretra ve vajina açılımlarını içerir. Gerçekte vajina iç kısma aittir ve kadın üreme sistemine ait diğer organlarla devam eder. Cinsel hayatınızı canlandıracak 6 öneri Kegel egzersizleri sadece orgazm konusunda işe yaramaz Bu egzersizler, orgazma ulaşma problemi olan kadınlara yardımcı olduğu gibi pelvik kasları güçlendirerek istemsiz idrar ve gaz kaçırmaya da engel olur. Üstelik bu egzersiz idrar yapma esnasında yapıldığı için yeri ve zamanı yoktur. İdrar yaparken birkaç saniye idrarı tutup sonra devam etmek şeklinde yapılmaktadır. Aynı zamanda pelvik organların sarkması açısından çok önem taşır. Dış genital bölge vulva hastalıklarının nedenleri ve tedavisi Probiyotik destekler dengenizi korumakta faydalıdır Probiyotikler, bilinen adıyla “dost bakteriler” vücudumuza zarar veren kötü bakterilere karşı popüler tedavi seçeneğidir. Bu bakteriler barsak enfeksiyonlarına, ishale karşı koruyucu ve sindirime yardımcıdır. Bazı çalışmalar probiyotiklerin vajinal enfeksiyonlara özellikle de mantar enfeksiyonlarına karşı koruyucu olduğunu öne sürmektedir. Probiyotik nedir? Hangi besinlerde bulunur? Probiyotiklerin faydaları Endişe edilmesi gereken akıntılar Vajina kendi kendini temizleyebilen bir organdır ve bazı akıntılar doğaldır. Ancak akıntı aşırı, ağrılı ve kokuluysa mutlaka doktora gözükmek gerekir. Çünkü bazen basit bir mantar enfeksiyonu olabileceği gibi cinsel yolla bulaşan bir enfeksiyon belirtisi de olabilir. Vajinal akıntı nedir, neden olur? Türleri, tedavisi ve önleme yöntemleri Seks vajinal sağlık için önemlidir Kadın yaşamında gebelik, emzirme ve menopoz gibi farklı hormonal dönemler vardır. Bu hormonal değişikliklerin yansıması vajinada belirgindir. Özellikle hormonal değişimler özellikle östrojen eksikliği cinsel ilişkide ağrıya neden olur. Düzenli seks yaşamı vajinanın ince ve gergin hal almasına mani olur. Ancak konforlu bir ilişki için kuruluğun önlenmesi şarttır. Bu hormonal destekle olabileceği gibi kayganlaştırıcılarla da sağlanabilir. Cinsel ilişki sırasında ağrı nedenleri ve tedavisi İyi ve kötü bakteriler Normal olarak vajinada bakteriler bulunur. Bu bakterilerden bir bölümü zaten doğal vajinal ortamı devam ettirmek için şarttır. Fakat arada iyi ve kötü bakteriler arasındaki denge bozulabilir. Bu da kokulu akıntılara ve iritasyona neden olur. Son zamanlarda sıkça kullanılan vajinal duşlar, ortamdaki yararlı bakterileri ortadan kaldırarak enfeksiyonu kolaylaştırmaktadırlar. Hele sabun ve genital bölge şampuanlarının sadece tüylü kısımlara uygulanması şarttır. Diğer bölgeler için su en güzel temizleyicidir. klitoris penisin iki katı… Klitoris cinsel doyumu sağlayan 8 bin sinirin sonlanma noktasıdır. Uzmanlara göre bu sayı penistekinin iki katıdır. Klitoris vajinaya doğru uzanır ve G noktasıyla bağlantı kurar. Başka bir deyişle görünen kısım klitorisin sadece küçük bir bölümünü oluşturur. Çünkü içeri doğru bir ağacın kökleri gibi yayılım gösterir.” Cinsel yolla bulaşan hastalıklar ve korunma yolları vajinit genel olarak kendini akıntı, kaşıntı, kötü kokulu, disparoni [ağrılı cinsel birleşme], ağrı, dizüri [ağrılı idrar yapma] gibi semptomlarla belli eder genelde. disparoni vajinite bağlı veya atrofi vajinitlerde sıklıkla görülür. aynı zamanda çoklu partnerlerle yapılan cinsel ilişkilerde trikomonas, klamidya , gonore dediğimiz cinsel yolla bulaşan parazit ve bakterileriyel hastalıkların riskini de paraziti çoğunlukla menstruel peryot sırasında veya dönemden hemen sonra görülür, kandidal vulvovajinit dediğimiz vajinal mantar enfeksiyonu ise sıklıkla premenstrüel periodda görülmektedir. trikomonas daha çok pürülan dediğimiz irinli bir akıntı ile görülürken, kandida yoğun peynirimsi kesikler şeklinde akıntılarla, yoğun balık kokusunu andırır ve özellikle cinsel ilişki sonrası çok karakterize bir hastalıktır. rahim ağzında yara oluşumu servisitte ise genelde mukopürülan balgam şeklinde bir akıntı ile beraber gelir.. vajen dediğimiz vajina bölgesinin normal ph düzeyi 4 - 4,5 arasındadır, 4,5 üzerine çıkan durumlarda bakteriyel vajinit, veya trikomonas hastalığı göstergesidir. temel anlamda vajinitler 3 temel grupta incelenir. bunlardan ilki...bakteriyel vajiozis [vajinit]genelde doğurganlık çağındaki en sık görülen etkenlerden biridir. erken yaşta sigara içmek, vajinal duş, birden çok cinsel partner, coitus [cinsel ilişki] veya rahim içi kontraseptif araç kullanımı bakteri oluşumu için risk faktörleri arasındadır. özellikle vajinada balık kokusu, cinsel ilişki sonrasında akıntı varken belirgin hale gelir. vajinal akıntıya koh [potasyum hidroksit] eklenerek balık kokusu oluşumu [whiff testi] mikroskop altında lökositlerin az sayıda olması, vajinal enfeksiyonlarda karşılaştığımız clue hücrelerinin varlığı ile tanısı konur. tedavisi metronidazol ya da klindamisin adlı ilaçlar oral yada vajinal [tercihen oral] uygulandığında yüzde 70-80 iyileşme görülür. oral tedavide günde iki kez 500 mg dozaj 7 gün uygulanabilir. metranidazol jel yüzde 0. 75 intravajinal olarak 5 gün uygulandığında oral tedavi kadar etkili olabilir. burada hekim ben alternatif istyorum diyorsa 2 g oral metronidazol kullanabilir. yine aynı şekilde klindamisin yüzde 2 krem 5 gr yatmadan önce intravajinal olarak 7 gün boyunca uygulanabilir. krem istemeyenler klindamisin 300 mg oral ve günde iki kez 7 gün boyunca kullanabilirler. ancak hastaların yüzde otuzunda rekkürens dediğimiz iki üç ay iyilik halinden sonra tekrar belirtilerin başlaması görülür. elbette akıllara gelebileceği gibi bu orada barınan mikroorganizmaların yok edilmediğini gösterir. semptomatik rekürrens ise 10-14 güne yayılmış bir tedaviyi gerektirir. rekürren enfeksiyonu olan kadınların çoğu 10 günlük metronidazol tedavisini takip eden haftada 2 kez 3-6 ay süren supresif tedaviden fayda görürler. ikinci etken ise, vulvovajinal kandidiyazis yine bu vajinit türü tüm vakaların 1-3 ünden sorumludur. hatta kadınların yüzde 75 i hayatlarında en az bir kere bu hastalıktan geçirirler. menarş dediğimiz ilk adet döngüsünün başladığı yaştan önce çok nadir görülür. hatta östrojen tedavisi almamış postmenopozal yani menopoz sonrası kadınlarda daha az görülür. candida albicans dediğimiz bu mantar, vajinal mantarların neredeyse yüzde 80-90 gibi büyük bir rakamından sorumludur. bu hastalığa predispozan yani zemin hazırlayan faktörler arasında bilinçsiz antibiyotik kullanımı, diyabet, gebelik, bazen ria dediğimiz gebelik önleyici takımlar, makattan vajinaya doğru yanlış taharet alışkanlığı, ıslak mayolarla uzun süre sıcakta kalma bunlara hep neden olur. bu hastalığın en yaygın belirtisi kaşıntıdır. akıntı bazen çok koyu ve sulu olabilir. vajinada yanma, ağrı, disparoni dediğimiz cinsel ilişki esnasında ağrı ve fiziki muayene esnasında vulvar eritem dediğimiz bir enfeksiyon kızarıklığı bulgusu gözlenir. ph ölçüldüğünde vajenin ph normaldir, tanıda genellikle normal ph ölçümü trikomonas ve bakteriyel vajinit olmadığını düşündürür. mikroskop altında mantarlara ait dallanma ve miçel yapısı görülür. tedavisi topikal dediğimiz bizzat deriye uygulanan azol grubu ilaçlar tedavide en etkili yöntemlerdir. genelde tedavi sonrası 2-3 gün içinde iyileşme görülür. flukozanol 150 mg tek doz halinde kullanılır. nadiren de olsa şiddetli enfeksyonlarda 10 güne kadar tedavi uzayabilir. mesela burada ek bir bilgi olarak sık sık enfeksiyon geçiren hastalarda profilaktik dediğimiz hastalık meydana gelmeden hastalığın önlenmesinde yoğurt önerilir. hatta osmanlı döneminde, yoğurdu cinsel bölgeye topikal bir biçimde sürmek, çok yaygın bir yöntemdi.. tabi burada çok çeşitli tedavi rejimleri kullanılabilir. azol grubu ilaçlar çok çeşitlidir buraya tek tek yazmak istemiyorum. ama inflamasyon çok yoğun ise bazı ilaçlar komplike edilebilir. çok şiddetli enfeksiyonlarda 7-14 güne kadar topikal, 72 saatlik aralıklarla da 2 şer doz oral tedavi şeklinde kombin edilebilir. şimdi geldik trikomonas vajinit tipinebu hastalık hemen her zaman cinsel birleşme ile geçer. bulaşma riski çok yüksektir. bol bol kötü kokulu ve sulu akıntı vardır, vulvar kaşıntı da ekstra olarak eklenebilir. bu tipin vajinal ph'ı genellikle 5 ten yüksektir. mikroskobik incelemede bol bol lökosit, trikomonasların adeta mikroskop altında dansını görürsünüz eğer göremiyorsanız, vajinal akıntıyı serum fizyolojik ile sulandırıp tekrar denemek gerekir. fiziki muayene esnasında vajinal mukoza ve vajinanın bizzat kendisinde kızarıklık görülür. zaman zaman da sarı yeşil köpüklü akıntı da görülebilir kaşıntı, kötü kokulu akıntı ve zaman zaman kanama da görülür, cinsel ilişki ağrılı yaşanır. hatta kadınların büyük çoğunluğunda üretra da enfekte olmuştur. yine yüzde 10 koh testi de negatif çıkmışsa kültüre gidilir. ayrıca bu lanet vajinit, insan immün yetmezliği vürüsü [hiv] geçişini de kolaylaştırır. daha tıbbi bir tanı için, mikroskop altında ıslak lam üzerinde hareketli trikomonasların varlığı enfeksiyon için direkt tanıyı koydurur. tabi bu durum her zaman değil genel vakaların yüzde 50-70 arasında görülür. bunlar bulunmuyorsa lökosit artışı ve ph düzeyinin 4,5 ve üzeri oluşuna bakılır. hatta osom dediğimiz hızlı tanı kriterleri ile 10 dakikada sonuç okunabilir. becton dickinson dediğimiz bir nükleik asit probu kullanılarak yapılan testte 45 dakikaya yakın bir sürede gebeliği bulunmayan kadınlar için nitroimidazol metronidazol veya tinidazol kullanılabilir. hatta bunun başarı oranı yüzde 90-95 civarındadır. oral yolla tek doz 2 gram [ 4 tane 500 mg] tinidazol veya metronidazol alımıyla yapılır. genel yan etkileri yine azol grubu için bildiğimiz bulantı kusma baş ağrısı ağzıda metalik tat gibidir. ornidazol da kullanılabilir. ancak burada dikkat etmek gereken olay, tedaviden 72 saat sonra alkol alınmaması gerekliliğidir. tabi burada erkek ve kadının birlikte tedavi olursa maksimum verim elde edilir. erkekler için bu enfeksiyon geçicidir. gebeler için metronidazol önerilir. yan etkiler nedeniyle 5-7 gün günde 2 kez 500 mg tercih edilebilir. hatta tedavi doğumu riske atacaksa tedavi asemptomatik enfeksiyonlar hiç tedavi edilmemelidir... dipnot tedaviyi kendi başınıza uygulamayınız, en doğru tedavi için hekiminize danışınız... Vajinal Mantar Nedir, Nasıl Oluşur ve Nasıl Tedavi Edilir?

vajinada egzama hakkındaki tüm sorular